Öne Çıkan Yayın

Beni Her Yerde Bulun (BU YAZI BAŞA İLİŞTİRİLMİŞTİR)

İletişim için: semender101@gmail.com Şahsi blog: E, burası zaten. ~Gerektikçe güncellenecektir.~

23 Eylül 2017 Cumartesi

Açlık Oyunları Serisinde Capitol ve Kapitalizm Eleştirisi

Açlık Oyunları serisinin -ki aslında Açlık Oyunları sadece ilk kitabın adıdır, tıpkı Taht Oyunları'nın sadece ilk kitabın adı olduğu gibi. Açlık Oyunları olarak bildiğimiz serinin adı aynı zamanda üçüncü ve son kitabın adı olan Alaycı Kuş'tur. Taht Oyunları'nın da hiç bir kitaba adını vermeyen seri adı Buz ve Ateşin Şarkısı'dır- sadece filmlerini izlediyseniz; kapitalizm eleştirisi olduğuna kanaat getirebilirsiniz ama eğer üç kitabı da sırayla okuduysanız; sadece Kapitalizm değil, Komünizm ve Anarşizm başta olmak üzere birçok devlet sistemine eleştiri olduğunu görebilirsiniz. Ama başkentin Capitol olan adı nedeniyle diğerleri genelde güme gidiyor. Oysa bu oldukça farklı bir duruma aittir: Capitol, İngilizce "Başkent" anlamına gelir; yani bizim çevirmenler olduğu gibi bıraktığı için sadece kapitalizm eleştirisi var sanılabilir; oysa "Capitol"un çevirisi "Başkent"tir ve dolayısıyla hemen hemen tüm devlet sistemlerine eleştiri vardır. Bunun yanı sıra; 3. kitap merkezsiz sistemlere (Ademimerkeziyetçilik, anarşizm, sosyalizm vs.) de büyük bir eleştiri yapar. 2. kitap olan Ateşi Yakalamak, sistemlerin aniden değiştirilmesinin yani "devrim"in beklenmeyen sonuçlar doğurabileceğini anlatır. Bütün bu eleştirileri sunmasına rağmen; kitap, esasında bunları değil kendi hikayesini anlattığı için yerine ne tür bir sistem konulacağını tasvir etmez. Çünkü alegori, Buz ve Ateşin Şarkısı'nın aksine Açlık Oyunları'nda arka plandadır; temel değildir. Buz ve Ateşin Şarkısı'ndan neden bu kadar çok bahsettiğimi soracak olursanız: Kitaplara başladım. Diziyi zaten hiç izlemediğim için kitaplardan zevk alabiliyorum; bu arada uyarlamaların %90'ı neden berbat oluyor? Yani bir şeyin orijinalini biliyorsan uyarlamadan pek zevk alamıyorsun. Mesela Açlık Oyunları'nda kitap için önemli olan birçok kısmı atlamışlar, bir kısmını da es geçmişlerdi. Mesela Katniss, o meyvelerin (kitapta adlarına "gecekilidi" -nightlock berry- denirken filmde bir ad bile koymayıp "Posion berry" demişler) zehirli olduğunu küçüklüğünde babasıyla gittiği orman ve av gezilerinden biliyordu; filmdeyse sadece "Zehirli onlar" diye bağırıyor, nereden bildiği açıklanmıyor. Hatta kitapta, Katniss onları çay üzümü (Vaccinium angistifollium) sanıp toplamaya kalkıyordu; babası onu "Boğazından geçtiği an ölürsün" diye uyarıyordu. Gecekilidi gerçek bir bitki değil bu arada; kitap için uydurulmuş ama elbette esinlendiği bitkiler var: Kitapta tasvir edilenle (ki dizideki böğürtlen görüntüsüyle hiçbir alakası yok kitaptaki tasvirin; kitapta "düz, ufak, yusyuvarlak, parlak ve siyah" olarak tanımlanıyor) görünüşü çok benzeyen ve gerçekten epey zehirli olan bitkiler var; ama hiçbiri o kadar etkili değil ve yine hiçbirinin adı gecekilidi değil. Ama evet, onlar da ölümcül zehre sahip. Öte yandan filmde ne olduğu pek anlaşılamayan kabus sahnesi, kitap için oldukça önemliydi ve büyük tasvirlere sahipti; ayrıca babasını o rüyada görüyor, hatta babası ona bir şeyler söyleyince kendine geliyordu. Orada ruhani bir durum vardı yani. Neyse, bu kadar ekşicilik yeter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder