Öne Çıkan Yayın

Beni Her Yerde Bulun (BU YAZI BAŞA İLİŞTİRİLMİŞTİR)

İletişim için: semender101@gmail.com Şahsi blog: E, burası zaten. ~Gerektikçe güncellenecektir.~

3 Kasım 2017 Cuma

Türklerin İslam'ı kabulünde katliam teorisi

Türklerin İslam'ı kabulünün "Aa bunların inancı bize benziyor, hadi Müslüman olalım" şeklinde olmadığı aşikardır. Bu yıllar süren bir süreçtir; Türklerin genel olarak Müslüman olması Yavuz Sultan Selim dönemine rastlar hatta ama konumuz bu değil.

Yalnız şöyle de bir şey var ki "Araplar bizi katletti o yüzden Müslüman olduk" diye bir durum da yoktur. Eğer olsaydı çoktan Tengriciliği bırakıp komple Çin paganı olmuş olmamız gerekirdi o dönemde. Şöyle ki: Doğu İran ve yakınlarında, Türkler ve Müslümanların gerçek anlamda iç içe yaşaması ilk filizlerini vermiştir. Bu bölgede Türkler, Persler, Hintliler, Araplar ve bir çok halk yaşamaktaydı. Bu halklar gerek dini, gerek siyasi, gerek milli bahanelerle birbirlerine her fırsatta saldırmış, birbirlerine yapmadık eziyet bırakmamış, bu esnada bazı Tengrici (örn. Elleri göğe açarak dua etme) ve Zerdüşt (örn. Ateşe saygı) İslam'a geçmiş, zamanla bu bölgedeki diğer halklar İslam'ı kabul etmiş ama bölgedeki İslam'ın İslam'la alakası kalmamıştır. Zaman içerisinde İslam, buranın Türk ve Persleri tarafından diğer Türk ve Perslere taşınmış; zamanla Karluk denen Uygur boyu genel anlamda İslam'ı benimsemiştir, Karluklarla yoğun genetik ve kültürel ilgileri bulunan Karahanlıların ilk Türk-İslam Devlet sistemini kurması şaşılacak bir şey değildir bu durumda. Zaman içinde Uygurlar'ın geneli ve birçok Türk halkı Müslüman hale gelmiş; Şii İslam'ın Tengricilik başta olmak üzere Türk inanç ve adetleriyle karışmasıyla da Alevilik oluşmuştur. Yalnız şöyle bir durum vardır: Alevi, yalnızca Oğuz kökenli Şii'lere denir; Azeriler gibi mesela. Kazak ya da Kırgız şiilerine "Alevi" denmez. İslam'a en yoğun direnen halklar Kıpçak ve Oğuzlar olmuştur; Oğuzlar Tengricilik başta olmak üzere eski inanç ve adetleri sürdürme konusunda ısrarcı olmuş, Kıpçaklar'ın da doğuda, Asya'da kalanları genel anlamda Şii İslam'ı kabul etmesine rağmen Batı Kıpçakları'nın çoğu Hristiyan olmuştur (Ki bu da büyük oranda kılıç zoruyla olmuştur, Kıpçaklar çok erken dönemde -Avrupa Hun birliği dağıldıktan çok kısa süre sonra- Avrupalılarla anlaşma yapıp onların ordularına girmişler ve zamanla Hristiyanlaşmışlardır. Ha, ne alaka kılıç zoru? Şu alaka: Avrupa Hunları dağılınca Avrupalılar Türkleri -ki çoğunluğu Kıpçak'tır- gördükleri yerde kılıçtan geçirmeye başlamıştır. Yani Batı Kıpçakları soykırımdan korunmak için Avrupalılarla ittifak kurup onların ordularına paralı askerlik yapmaya başlamış ve zamanla Hristiyanlığı kabul etmişlerdir). Oğuzlar'ın hükümdar aileleri genel anlamda Müslüman olsa da bu ailelerin bile yan kollarının çoğunluğu eski inançlarında kalmada ısrar etmiştir. Mesela Selçuklu devleti dağıldığında, Kınık boyundan olan Selçuklu Hanedan Ailesinin hükmetmeyen kanadının çoğunluğu Tengrici, Türk şamanisti ya da Türk paganıydı. Osmanlılar, bilindiği gibi Kayı boyunun Karakeçili aşiretinden Süleymanşahlar (Daha sonra Osmanoğulları denir) ailesine mensuptur. Süleymanşahlar ailesinin bile hükmetmeyen kanadının çoğunluğu eski inançlarında ısrarcıydı ve daha önce de değindiğim gibi bu ısrar Yavuz Sultan Selim dönemine kadar sürdü. Yavuz Sultan Selim "katliamcı" olarak bilinir; ama aslında İslam'ı kabul etmeyenler üstüne sefer düzenliyordu, bu seferlerle saldırılanların çoğu Yavuz'un gazabından kurtulmak için Alevi olmuş, sonra da bunu iyice benimsemiştir; zaten Yavuz'un Alevilere soykırım yaptığı söylentisi de buradan çıkmıştır. Her şeye rağmen, Yavuz Sultan Selim döneminin sonlarından başlayıp Kanuni Sultan Süleyman döneminin ortalarına dek gelinen bir süreçte Anadolu Türkleri, Azeriler ve Türkmenlerin çoğunluğu Müslüman haline gelmiştir ve sonra Alevi olanlar Alevi, Sünni olanlar Sünni İslam'ı benimsemiş ama çoğunluğu görünüşte Sünni olmasına rağmen tüm inançları karıştırıp kendince bir yol tutturmuştur, günümüzde Sünni olduğunu iddia eden Yörüklerin çoğu Tengricilik, Alevilik, Sünni İslam karışımı bir inanç yoluna sahiptir. Bunu aşağılamak için söylemiyorum; ben de o Yörüklerden biri, en azından onların soyundan gelen biri olduğum için söylüyorum bunu. Mesela Bilecik Karakeçililerinin çoğu Osmanlı'yı içinden çıkarmakla övünür ve Hanefi olduğunu iddia eder ama Tengrici ve Alevi adetlerini uygulamaktan da geri kalmaz, iyi ki de kalmaz çünkü bu gerçekten kültürü artıran, çeşitlendiren ve renklendiren bir şeydir.

Özetle: Türkler İslam'ı ne okullarda anlatıldığı gibi "Hadi la" diye pat diye, ne de bazı kişilerin iddia ettiği gibi soykırım sonucu kabul etmemiştir. Türklerin İslam'ı kabulü Talas savaşında, hatta belki de daha önceye, 2., hatta 1. Göktürk Kağanlığı'nda başlayan ve Kanuni döneminin ortaları, belki de sonlarına ve hatta daha sonraya kadar giden geniş ve öyle tek bir koşula ya da birkaç basit olaya dayandırılamayacak bir süreçte kabul etmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder