Öne Çıkan Yayın

Beni Her Yerde Bulun (BU YAZI BAŞA İLİŞTİRİLMİŞTİR)

İletişim için: semender101@gmail.com Şahsi blog: E, burası zaten. ~Gerektikçe güncellenecektir.~

29 Temmuz 2022 Cuma

Durum Raporu: Semenderlerin Kültürel Yanı, Müzik ve Gelgit

Semenderlerin kültürel yeri çok acayip. İran ve Türkeli'nde (Türkeli: Türkistan, Türkiye, Türkmeneli, Azerbaycan, Kırım ve Batı Trakya), muhtemelen ayrıca Kafkasya'da ateşte yanmadıklarına dair bir inanış vardır. Amerikan yerlileri kıtadaki semenderlerden birine Azteklerin ateş ve ışık tanrısı Xolotl'dan hareketle "axolotl" demiştir ki dünya çapında ilgili semender hâlâ böyle bilinir. Avrupa'da antik çağda semenderler "yağmur getiren" olarak tanımlanmış, ayrıca vücutlarının soğuğunun ateşi söndürebildiğine dair şeyler yazılmıştır (İran ve Türkeli efsanelerinde direkt ateşin içinde kafasına göre takılmaya devam etmesi söz konusu. Gerçi aynı inanış Antik Yunan'da da var.). Yahudilere göre semenderler ateşten doğmuştur ve semender kanına bulanan birine ateş zarar vermez. Erken Hristiyanlıkta "Cehennem'de yanıyorsak nasıl yenileniriz?" tartışmalarında semenderler örnek ve delil olarak gösterilerek "Yansan bile vücudun tekrar toparlanır." denmiştir. Ortaçağ'da okültistler veya protestanlar, papalığa ve Papa'ya karşı "ejderha benzeri" semender tasvirleri uygulamışlardır. Fransızlar semenderlerin bir su kuyusunu veya meyve ağacının meyvelerini zehirli hale getirebileceğine inanmıştır. Çinliler, "semender derisinden/kılından/ipeğinden" yapıldığı söylenen ve ateşte yanmayan kumaşlara sahipti. Modern bilim asbestten yapıldıklarını söylüyor.

Şimdi, DKTT diye bir grup var. Böyle deyince anlamadıysanız şöyle diyeyim: Dolu Kadehi Ters Tut. Ben uzun süre sırf isminden dolayı çekinceli yaklaştım bu gruba ama efsane şarkıları var lan. Hayır acaba bilinçli olarak, sırf niş bir kitle oluşturmak için mi böyle yaptılar diyeceğim ama DKTT'nin kurulduğu yıllarda müzik grupları arasında "En saçma, en garip, en acayip, en 'Ne dedi lan bu?' dedirten ismi kim koyacak?" biçiminde bir rekabet, bir moda, bir kapışma vardı; o yüzden o tür bir güven de sağlayamıyorum. Konu müzikken bir de "soft rock" hakkında konuşmak istiyorum. Dinlediğim ve "Bu ne lan? Pop değil ama..." dediğim bazı grupların/şarkıcıların türü "soft rock" olarak geçiyor. Geçiyor da sorun şu ki o şarkılar hiçbir şekilde benim aklımdaki "rock" imajıyla uyuşmuyor. Ya benim aklımdaki "rock" imajında bir sikiklik var ya da "soft rock" kavramının kendisinde.

Gelgitli bir dönemdeyim. Şu son iki yazının arasında hayvan gibi zaman olup sadece sövüp saydığım yazılar olması da bundan. Bir an kendimi gelecek planları içinde ince ayrıntılar ve "büyük plan" ile buluyorum, beş dakika sonra "Hayatım asla yoluna girmeyecek. Saçma sapan bir apartman dairesinin köşesinde yapayalnız ve beş parasız olarak geberip gideceğim, geride de editör hatalarıyla dolu, benim yazdığımla alakası olmayan sikko bir kitaptan başka bir sik bırakamayacağım. Keşke uyusam da uyanmasam." krizlerine giriyorum. Bir an "Şuraya gidince (Onun planını özellikle yazmıyorum buraya. Yazsam olmayacak çünkü. Yazmasam olacak mı? Eh, onu ben bilemem; müneccim değilim sonuçta. Yazsam olmayacağını nereden biliyorum? Tecrübe ve paranoya. O ennea 6'nın ben anasını... Öhöm... Neyse. Fi dom 694 olmak istemiyo'm ben ya, nasıl düzeltiyo'z bunu?) belki bir sevgilidir, bir ortaktır, bir şeydir bulurum da en azından şu işlerden bazıları hallolur..." diyorum, bir an sonra gökyüzüne doğru "Lan şerefsiz! Bana iyi bir şeyler vermeyeceksen neden hemen canımı almıyorsun?" diye bağırıp "Cidden daha ne kadar dayanabileceğimi bilmiyorum..." mırıltıları ve efkârlı şarkılar (Arabesk değil. En azından sadece arabesk değil.) eşliğinde ağlıyorum. Bir an "Keşke hemen ölsem de kurtulsam..." diyorum, bir an "Lan önce şu kitapları (Evet, kitapları) bir yayımlatayım da zaten hâlâ yalnız ve işsizsem intihar edeceğim." diyorum. Amk yerinde Sokrates'e döndüm; hayatıma ve geleceğime dair bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğim an itibariyle. Evet, an. Ha bir de Otoyomegatari'yi en baştan okumam da bana Otoyomegatari evreninin içinde yaşamak istememe neden oluyor. "Kitap bizim evrenimizde geçmiyor mu kardeş? Fantastik, bilimkurgu vs. değil ki?" Evet teknik olarak öyle ama Pariya (Bu hatunun adı hakikatten bu mu ki acaba? Türkiye Türkçesinde Pare'ye denk düşüyor olsa gerek ama Özbekçede gerçekten böyle bir isim var mı bakmam gerek.), Kamola (Türkiye Türkçesi: Kamile) vs. lazım bana. Öbür türlü 12. yy. Anadolu'sunda yaşamak isterdim bir Karakeçili Yörük olarak. "E peki neden Otoyomegatari?" derseniz çünkü en sevdiğim karakter Pariya. Gerçi son okuyuşumda Kamola'yı da epey sevdim (İlk okumamdan beri sevdiğim bir karakter zaten ama bu sefer daha da çok sevdim. Muhtemelen yalnızlığım başıma vurduğu bir durumda olmamdan kaynaklanıyor.) ama Otoyomegatari evreninde yaşayıp Pariya'ya evlenmek istiyorum ben ya. Göbek adım da Ömer zaten, sıkıntı olmaz yani. Şimdi mangayı okuyandan da okumayandan da "Ne alaka lan?" tepkisi aldım; açıklaması şu: Mangada Pariya'nın nişanlısının adı Umar. "Eee?" Bu kelime um-mak kökünden gelip "ister, diler, dua eder" vs. anlamlarına gelse ve muhtemelen İslam öncesinden kalma bir isim olsa da Türkçenin ilk dönemlerinde, Orta Asya'da daha sonrasında bile Arapçadaki Ömer'in -ki Ömer kelimesinin Arapça orijinal telaffuzu da Umar'dır zaten, Ömer muhtemelen Farsça etkisi ile Türkiye Türkçesi içerine yerleşmiş- karşılığı olarak kullanılmıştır. He, o alaka yani. Cidden sevgili istiyo'm lan ben. Yeter ya. Sikeyim böyle hayatı.

Şu imza mı "bio" mu ne boksa onu da koyacağım ya. Evet ulan, koyuyorum. Sikerler. Bu yazıyı da gözden geçirmeden, ekleme çıkarma yapmadan yazdığım haliyle yayınlıyorum. Yayımlıyorum? Yanda "Yayınla" yazıyor, o zaman "yayınlıyorum".

Delinin teki. Israrla umut etmeye çalışıyor. Gölgesini kovalamakla meşgul. Erdem Ö. Hayali mahlasıyla kitap* yazdı.

*Ejderin Mührü (ALMAYIN! Benim yazdığım kitap değil bu, editörün kafasına göre yaptığı değişiklikler ve hatalarıyla dolu bir saçmalık sadece. Bu kitabın imlası düzenlenmeden önce daha düzgündü lan? Ortadan bölünmüş cümle yoktu en azından.)

Kaotik nötral INFP 6w5 sp/sx 694 (6w5-9w8-4w3)* EII-Ne RLUEI EFVL melankolik-flegmatik.

*Üçlü tip teorisinde kanatlar yok biliyorum ama teori devamlı değişip yenileniyor zaten.

☉♓︎   ☽♌︎   Asc♊︎   ☿♈︎♀♒︎♂♈︎♃♓︎♄♈︎♅♒︎♆♒︎♇♐︎⚷♏︎⚸♎︎☊♍︎🜊♏︎

☣ ☪ ۞ 🏹 𐰾𐰠𐰾 🐏 🍎

 𐰼𐰓𐰢:𐰇𐰢𐰼 ᠶᠡᠷᠦᠳᠧᠮ ᠥᠮᠧᠷ اردم عمر Erdem Ömer

ㅔㄹ뎀 ㅓ맬 エルデム・ヨマー ᛖᚱᛞᛖᛗ ᛟᛗᚫᚱ

埃德姆歐瑪爾 Ердем Өме́р

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder