Öne Çıkan Yayın

Beni Her Yerde Bulun (BU YAZI BAŞA İLİŞTİRİLMİŞTİR)

İletişim için: semender101@gmail.com Şahsi blog: E, burası zaten. ~Gerektikçe güncellenecektir.~

31 Ocak 2022 Pazartesi

İki Paragraflı Durum Raporu

Geçen yazıda Leadale no Daishi nite'den bahsetmemişim. O da işte SAO gibi oyun + isekai olayı, klasik. Başkarakter olan elf ablamız çok iyi ama; kişiliği biraz Elaina'ya benziyor. Fantasy Bishoujo Juniku Ojisan to, "dakika bir gol bir" lafından bile hızlı başladı akldasşas... Daha ilk sahne bitmeden kendi kahkahamda boğuluyordum. Bu da isekai SoL komedi. Başkarakter -yani başkarakterlerden birinin eski hali- hentai MC gibi lan ualsjaşlsf. "Nasılsa kız olacak bu." diye herife göz çizmemişler aq uaKHASDLÇ. Bu spo değil bu arada, daha ilk yarım dakika içinde var; animenin konusu da temelde bu zaten. Kenja no Deshi wo Nanoru Kenja ikinci bölümde toparladı veya ben şu aralar beynimi kapatıp gülmeye aşırı ihtiyaç duyduğumdan her komediyi beğeniyorum, o da olabilir. Yorumlara baktım da yok, gerçekten toparlamış. Bu arada şu ara sarışın hatunlar moda anime alemlerinde, yeni serilerdeki önemli kadın karakterlerin çoğu sarışın. Hayır animelerde hep bir sarışın sevdası vardı -ki temelde Türkiye'deki sarışın sevdasının tam olarak Türkiye ile birebir aynı sebepten Japonya'da da olmasından, ki o sebep sarışınların bu iki ülkede nadir olmasıdır, kaynaklanıyordu- ama bu sezon sarışın olmayan kadın karakter yok neredeyse. Sadece Kenja no Denji'nin başkarakteri beyaz mı gümüş mü öyle bir saç rengine sahip, geri kalan ön plandaki hatunların alayı sarışın. Ha bir de Hakozume'dekiler sarı değil, tamam ama harbi o kadar. Bu arada şu aralar NnT izliyorum da (Evet, anca izliyorum. Güncellerden müncellerden sıra gelmedi ki.) bunlar kutsal şövalye mi "prensesleri aşık etme kulübü" mü çok anlayamadım. Ulan ülkenin üç prensesi de birer kutsal şövalyeye yanık, Liones'in kutsal şövalye eğitiminde "Nasıl prenses tavlanır?" diye ders de mi var kılıç ve büyüye ek olarak? Ha tamam gerçek Ortaçağ'da da bu tür şeyler yaygındı hatta "Art of Courtly Love" diye kitaptan çıkmış "aşk mahkemeleri" diye bir olay var ama 3'te 3 biraz fazla bir oran değil mi arkadaşım? Ha hikâyeye inanılmaz katkı ve duygusal destek sağlıyor ama dışarıdan bakınca "Bunlar herhalde kılıç ve büyünün yanı sıra prenses tavlama eğitimi de alıyorlar... Prens olsa kadınlara da onun eğitimi verilecekti demek ki..." gibi bir durum gözüküyor. Bu arada bu konudan bahsetmişken, harem animelerindeki bütün erkek başkarakterler ("reverse harem" de harem sonuçta, bir de Katarina Claes diye de bir gerçeklik var yani evet, bütün harem başkarakterleri erkek değil) iktidarsız bence veya en azından aseksüel. Bir İssei denen kavat öyle değil. Eğer en az üç klasik harem animesi (şu bizdeki diziler gibi aynı hikâye kalıbı üstüne temelde aynı ama ismi farklı karakterler ve ekstra olaylar serpiştirdikleri, hatta bazen onu bile yapmadıkları serilerden bahsediyorum) izlediyseniz ne demek istediğimi zaten anlamışsınızdır. Bu arada harem animesi falan demişken Kanojo mo Kanojo izliyorum şu ara. Klasik "Beynini kapa, hunharca gül" serilerinden biri. Bu arada bu tür serilerin tamamına yakını da harem oluyor, diğer/normal SoL'lar beynini kapatmana gerek duyurtmuyor, hatta bazen kullanmanı gerektirebiliyor ama harem komedilerin çoğu "beynini kapa, hunharca gül" serileri oluyor veya tam tersi. Çıktığında "Bir Kanojo, Okashiramasu (Kesin yanlış yazdım) daha çekemem." deyip salmıştım (Böyle kanser bir başkarakter olamaz... Zayıf ve gerçekçi başkarakter severim ama bu adını unuttuğum tip ile Platinum End'in Mirai'ı -ki Mirai zerrece gerçekçi bir karakter değil- insanı harbi kanser ediyor. Hoş -TATKAÇIRAN ALARMI- Metropoliman'ın ölümünden beri anime açıldı ama... -TATKAÇIRAN BİTTİ. ZATEN PARANTEZ DE BİTTİ.) ama çevirmenin kesitlerini görünce listeye eklemiştim, sıra geldi. Bu arada kimse beni Saki'nin biseksüel olmadığına inandıramaz. Mangaka "Değil arkadaşım Saki biseksüel falan..." diye açıklama yapsa "O zaman lez." derim, Minase'ye yükselip duruyor lan hatun. Bu arada sayın başkarakter (Bu elemanın da adını hatırlamıyorum lan. Vay aq.), öyle bağırıp durunca herkes duyamamıştır iki sevgilin olduğunu; ilan falan ver ajkadsadsöö. Inou-Battle wa Nichijou'ya başladım bir de. Daha girişte kızıl kızı görür görmez "Kesin tsundere bu." dedim. Hem kırmızı saçlı hem de "o" saç şekline (o saç şeklini hiç tanımlamakla, betimlemekle falan uğraşamam; gidin Google'a yazın Kanzaki Tomoyo diye) sahip, tsundere olmama ihtimali yok. Sonuç: Tabii ki tsundere. Ne oldu, "Yok değilmiş." dememi mi bekliyordunuz? Beyazlı olan da (Tek erkek ve bin tane kızdan oluşan kast sahibi animeleri karakterlerin saç rengine göre sınıflandırıyorum, evet. Hatta Tsuzurezure Children'ın karakterlerini bile saç renklerine göre sınıflandırıyorum. Nasılsa Gotoubun gibi istisnalar veya ikiz mikiz olayları dışında hepsi farklı saç rengine sahip oluyor.) yandereymiş jwkssnlfs... Bekliyordum diyemem ama şaşırtmadı da; ölen anne saçına sahip beyaz saçlı, kolları sünmüş kazak giyen liseli kız ya yanderedir ya deredere. Kuudereler ile dandereler daha kısa ve düz saçlı oluyor bu arada beyaz saçlı olduklarında, kuu/dan olmadığı belliydi yani. Bu arada 2000-2016 arası animeleri, özellikle bu dönemki SoL'ları bayağı sevdiğimi fark ettim ya. 90'lar, 80'ler "seinen"leri güzel tamam ama erken 2000'lerin de SoL'ları güzel. Bu arada bu paragraf amma karıştı lan, ne biçim de uzun oldu... Yuh!

Şöyle bir görsel var ki ben artık bu salaklığa daha fazla dayanamıyorum:


Görsel giderse eğer "Kekstra mı yoksa kimya laboratuvarı mı?" diye arayarak bulabileceğinizi düşünüyorum. Beni artık bu geri zekalılık çok sinirlendiriyor. Lan mal! Bir de "diyet asistanı" diye hesap adı koymuş. Glikoz dediğin şey bitkinin kendi içindeki doğal şeker -ki glikoz şurubuyla toz şeker arasında herhangi bir fark da yok, hatta toz şeker kristalize hale gelmesi için işlemden geçirildiği için son tahlilde daha zararlı-, soya zaten dümdüz bakliyat, soya lesitini de soya fasulyesi yediğinde midene giren bir şey, sodyum hidrojen karbonat (bunu iki kez yazmış bir de) bildiğin kabartma tozu, sorbik asit dediği üvez suyu (üvez de gülgillerden bir meyve yani genellemek gerekirse gül suyu), kalsiyum klorür normal tuz (zaten yazdığı şeylerin yarısı tuz), sitrik asit (onu da yanlış yazmış mal) limon suyundan başka bir şey değil, trisodyum sitrat da yine aynı şekilde limon tuzu, pektin de meyve yapısındaki bir şey. Pektin olmadan reçel yapmanın bir yolu yol mesela çünkü katılaşmasını sağlayan şey o. Kimya ve biyoloji ya da en azından gastronomi bilmeden şöyle görseller hazırlamayın aq, sonra komik görsel hakkında böyle şeyler yazıyorum işsiz gibi.

O değil de bu yazı kaldı böyle. Şu ara başka bir şeye taktığımdan blogda yazmaya pek konu kalmadı. Bir de ne varsa anlattım arkadaş, büyük bir salaklık vs. daha ortaya çıkmadıkça... Neyse.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder