Öne Çıkan Yayın

Beni Her Yerde Bulun (BU YAZI BAŞA İLİŞTİRİLMİŞTİR)

İletişim için: semender101@gmail.com Şahsi blog: E, burası zaten. ~Gerektikçe güncellenecektir.~

İçini dökme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçini dökme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2015 Çarşamba

Yoruldum

Yoruldum artık, çok yoruldum...

Bu hayattan yoruldum, bu sistemden yoruldum, başka biri gibi davranmaktan yoruldum. Çok yoruldum, çok...

Artık kafama göre yaşamak, kendim olmak istiyorum... Off of...

Bıktım artık... Tüm bu hayatın yükünü taşıyabilecek kadar güçlü değilim. Yanlış dünyada mıyım ben? Baştan söyleselerdi böyle olacağını, hiç gelmezdim ben dünyaya.

Lise ne zaman bitecek? Bıktım artık, çok sıkıldım...

Asla kolay bir hayatım olmadı. Hep kalabalıklar içinde yalnızdım. Hep...

Hiç bir istediğimi yapamadım, hiç bir amacıma ulaşamadım.

Neden böyleyim ben? Her şeyi, yaşamayı dahi, elime yüzüme bulaştırıyorum... Eğer ben hiç var olmasaydım, Dünya daha iyi bir yer olurdu. Herkes daha mutlu olurdu. Ben kesinlikle gereksizim, ölmeliyim... Allah'ını seven beni öldürsün.

Her  zaman ağladım, her zorluk karşısında kaybettim... Güçlenmeye çalıştım, beceremedim...

Hep alaya alındım... Artık ciddiye alınmak istiyorum...

Bütün bu yükü taşıyabilecek kadar güçlü değilim... Çok zayıfım, çok acizim ben... Neden, neden hayat benden fazlasını bekliyor? Denedim...

Mutlu olmayı, toplumun çizdiği çizgide yaşamayı, katlanmayı, güçlenmeyi denedim...

Beceremedim...

Öyle; mutlu etmesi zor insanlardan olduğumu düşünmeyin. Bir cırcırböceğinin şarkısı, bir salyangozun yağmur yağarken kabuğundan çıkması, herhangi birinin mutlu olması... Bunlar, beni son derece mutlu eder. Yani, kolay mutlu olurum... Bu yüzden mi bu azap, ey hayat! Neden her mutluluğumu gölgeliyor, azıcık mutluluğa misliyle kederle yanıt veriyorsun?
Sıkıldım... Yaşamaktan sıkıldım...

Yoruldum... Acı çekmekten, üzülmekten yoruldum...


Edit: Bir teneke Ice Tea ve iki buçuk dürüm çiğ köfte yiyip kendime geldim. Lakin şimdi de kalbim değil, ağzım yanıyor

13 Aralık 2014 Cumartesi

Benimle Derdi ne Abi Bu Evrenin?

Şimdi; evrene de, Karma'ya da, parapsikolojiye de saydırmadan önce; bu hale gelişimi anlatayım.

Dün, çok önemsediğim yeşil kalemim kayboldu; her yere baktık ama yoktu ve hala yok :'(

Ve son bir kaç haftadır 120 lt. karides-lepistes tankımda peyda olan ölümlerden mütevellit bozuk olan ısıtıcı suçlu deyü düştüm yollara... Cüzdanımda 200 akçe olması gerekmekte idi lakin sadece altmış akçe bulunmakta idi. Gittim esnaf-ı uğraş-u semeğe (akvaryumcuya). 300 W'lık 120 lt.ye uygun bir ısıtıcı aldım. Sonra; Burger yedim ve sonuç: Ancak on akçem kaldı. Akçe dediğim de TL bu arada. Binip dolmuş taksiye, geldim eve ve hemân taktım akvaryuma. Sonra tekrardan dışa çıkıp bir dolmuş taksiye binip tuttum Tekzen'in içindeki Carrefour yolunu. Gittim, bulamadım Leader Ramen... Ve yürüyerek döndüm; başta epey bir yanlış yola döndükten sonra; gerisin geri dönüp dolmuş taksinin geldiği yoldan yürüyerek dönmeye başladım. Yolda bir köpek; durdum, durdum, gitmedi (Daha önce bir süs köpeği tarafından kovalandım bu arada) Sonra az gitti de, yardırıp hızlıcana gittim. Ve Migros'ta filan, hiç bir yerde Leader Ramen bulamadım. Shin Cup noodle bulsam, ona da razıydım.

Neyse; geçelim sövme aşamasına...

Kesin ramen yoktur, diye gittim; KungFu Ramen vardı. Kesin yoktur, diye ama içten içe olmasını isteyerek gittiğimde bulamıyorum... İnşallah vardır, diye gittiğimde hiç bulamıyorum... Bu evren neden benim mesajlarımı münasip bir yerinden anlıyor lan?

Edit: YEŞİL KALEMİMİ BULDUM, YUPPİİİ

9 Aralık 2014 Salı

Hay senin başlığına... Yine bir saçmalama yazısı, evet! Ama umut dolu... Ne uzun başlık oldu ya la

Köyün yarısı bizimmiş de haberim yokmuş ya la. Neyse; evimi köyde yapcam demekki... Balıkesir'in şehir akvaryumu olarak planladığım Aquatlantis'i de Bilecik'te yaparım artık... Gerçi, Bilecik de pek tutmaz ama; reklamı iyi yaparsak Bilecik'e turist bile çekeriz. Aquatlantis projesini kimse çalmasın diye (Sanki blogu çok takip eden var da :P ) burada yayınlamayacağım.

Kendimle dalga geçebilen bir insanım; ayrıca en çok da kendime kızarım "Ben niye böyleyim, Dünya'da gereksiz oksijen tüketiyorum?" diye... Lâkin vardır benim de var ve böyle olmamın bir sebebi hikmeti...

Aquatlantis? Şehir akvaryumu? Gibi sorular soranlara resimler ve linkler

Aqua; Latince "Su" demek. Akvaryum da zaten Aquarium - Su biyotopu anlamında. -arium eki; "Kapalı ortamda oluşturulan habitat" anlamına geliyor. Latince de böyle bir dil işte...

Vazgeçtim, Ja!

4 Aralık 2014 Perşembe

İçini Dökme Mod On

Farecik çalışıyor. Okulun arka bahçesindeki altında bir şeyler bulabileceğim taşları mimledim. :P

Yarın eski 15 lt.lik akvaryumu çıkartıp Terra'ya (Teraryum) çevireceğim. Şimdilik tespihböceği koyacağım. Neyse... İleride Akdeniz sakanguru düşünüyorum  (Süleymancık da denen ufak gekoyu kastediyorum)

Neyse... Peygamberdevesi de olur aslında...

Ee... Ben ne yazcaktım lan?

Ha...

Yine hatırlayamadım...

Eeeee...

Hah... Asıl yazma haberim -haberim ne lan? Nedenim diyecektim... - Japon'um iyileşti! Bir kaç da yeşil neon tetra aldım yanlarına... Mutlu mesutlar şu anda...

Bir de ... Eee...

Neyse...

Ben aslında yılan beslemek istiyorum da... Ah, ah... Bana kalsa evi hayvanat bahçesine çevireceğim de, neyse...

Aquatlantis fikrim var. Balıkesir'in Şehir Akvaryumu'nu kurmayı planlıyorum.

Yalnızlığı hem sever, hem de korkarım... Tek başıma yalnızlığı, kendimle başbaşa kalmayı severim; ama kalabalıklar içindeki yalnızlıktan korkarım...

Daha fazla başınızı şişirmeden gidiyorum.

Haa, pardon; şu yazıdaki şu maddlere beni anlatıyor:

Sadece Yalnız Zaman Geçirmeyi Sevenlerin Anlayacağı 15 Şey


1, 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 13

Ve şuradaki şu maddeler: 2, 3, 4, 5, 6, 7, 11, 14, 15 (Kesinlikle!), 16,